Yaşlanma Karşıtı Gıda Takviyeleri

Yaşlanmanın başlıca nedenlerinden bazıları, serbest radikaller olarak bilinen reaktif moleküllerin neden olduğu birikmiş hücresel hasar ve hücresel bölünmede önemli rol oynayan kromozomların uçlarında bulunan telomerlerin kısalmasıdır. Yaşlanmak hayatın kaçınılmaz bir parçası olarak görülse bile yaşlanmayı yavaşlatabiliriz. Düzenli olarak, sağlığın ve yaşlanmanın yavaşlatılmasında takviye kullanımı önemli rol oynar.

E Vitamini

Zeytinyağı, fındık yağı gibi bitkisel yağlarda, yağlı tohumlarda, yeşil yapraklı sebzelerde bulunan E vitamini günlük yiyeceklerde yeterli miktarlarda bulunduğundan insanlarda yetersizlik belirtilerine sıklıkla rastlanmamaktadır. Antioksidan, antikanserojen, fotokoruyucu ve immün düzenleyici özelliklere olan E vitamininin yaşlanma karşıtı olmasında en büyük etken anti-oksidan özelliğidir. Bu özelliği sayesinde, yaşlanmayı hızlandıran oksidatif stresin vücutta oluşturduğu serbest radikalleri inhibe ederek hücre hasarının azalmasına katkıda bulunur.

Kolajen

Kolajen, vücutta bulunan bir protein olup deri, kemikler, eklem kıkırdakları ve tendonlar gibi yapısal dokularda büyük bir rol oynar. Yaşlanma süreciyle birlikte, vücutta kolajen üretimi azalabilir ve bu durum cilt elastikiyetinin azalmasına, kırışıklıkların artmasına ve kemiklerin zayıflamasına yol açabilir. Kolajen takviye alımı ile cilt elastikiyetini ve nemini korur, böylece kırışıkların ve yaşlanma belirtilerin azalmasına yardımcı olur.

Kurkumin

Kurkumin, zerdeçalda bulunan kurkuminoidlerin %77’sini oluşturan ve zerdeçalın sağlık faydalarından sorumlu en önemli bileşendir. Kurkumin, güçlü antioksidan, antienflamatuar, bağışıklık güçlendirici, yaşlanma karşıtı, nörokoruyucu ve antikanser özellikleri sayesinde zamanla önem kazanmıştır. Kurkumin, 2 farklı şekilde yaşlanmayı geciktirmede etkilidir. Telomer adı verilen yapıların korunması veya telomeraz enzimi aktivitesini artırarak hücre yaşlanmasını yavaşlatabileceği düşünülmektedir. Ayrıca yaşlanmış hücreleri ortadan kaldırarak hücresel yaşlanmanın da önüne geçebilen anti-senolitik aktiviteye sahip polifenollerden biridir. 

Theanine

Theanine, genellikle yeşil çayda doğal olarak bulunan bir amino asittir. Sahip olduğu antioksidan özelliği ile serbest radikallerle savaşarak hücresel hasarı azaltır. Böylece yaşlanma belirtileri üzerinde olumlu bir etki sağlar. Ayrıca Theanine’ nin sakinleştirici ve stres azaltıcı etkileri, yaşlanma sürecinde stresin olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı olur.

Fisetin

Fisetin, doğal olarak bazı meyve ve sebzelerde bulunan bir flavonoiddir. Doğal olarak elma, çilek ve soğanda oldukça fazla bulunan fisetin güçlü bir antioksidandır. Fisetin yaşlanmış hücrelerin zararlı hale gelmeden doğru zamanda öldürülmesine yardımcı olur. 

 

Resveratrol

Resveratrol, üzüm ve bazı diğer bitkilerde bulunan bir fitokimyasaldır ve antioksidan özelliklere sahip bir polifenoldür. Üzüm, kırmızı şarap, çilek ve fıstıkta doğal olarak bulunan resveratrol fotokoruyucu, antioksidan, anti-inflamatuar ve anti-kanserojen etkilere sahiptir. Resveratrol, insan melanom hücrelerinde apopitozu indükler. Antioksidan özellikleri sayesinde vücuttaki serbest radikallerle savaşarak oksidatif stresi azaltır. Bu, hücresel hasarı ve yaşlanma sürecindeki belirtileri azaltmaya yardımcı olur.

NAD+

Nicotinamide adenine dinükleotid (NAD+), hücresel enerji üretimi ve metabolizma süreçlerinde kritik bir rol oynayan bir bileşiktir. NAD+, mitokondri adı verilen hücrelerde enerji üretiminde kritik bir rol oynar. Yaşlanma sürecinde NAD+ seviyelerindeki azalma, hücresel enerji üretimini etkileyebilir ve vücudun enerji düzeylerini düşürebilir. NAD+, antioksidan enzimlerin aktivasyonunda rol oynayarak hücresel stres ve oksidatif hasarın azaltılmasına yardımcı olur. Bu da hücresel yaşlanmanın yavaşlatılmasına katkıda bulunabilir.

Omega-3

Omega-3, insanlar için hayati öneme sahip olan bir grup çoklu doymamış yağ asididir. Bu yağ asitleri vücut için esansiyel olarak kabul edilir, yani vücut tarafından üretilemez ve beslenme yoluyla alınması gerekmektedir. Güçlü anti-inflamatuar olan Omega-3, yaşlanma üzerine olumlu birçok etkiye sahiptir. Vücudumuzda kromozomların ucunda, telomer adı verilen koruyucu kapaklar bulunur. Bu kapakların kısalması hücrelerin yaşlandığının da göstergesidir. Yapılan araştırmalarda Omega-3 yağ oranı yüksek olan kişilerin, telomer kapaklarında daha az kısalma olduğu görülmüştür. Ayrıca Omega- 3’ ün hücreleri strese karşı daha dirençli hale getirip yaşlanma sürecini etkileyebilecekleri ortaya koyulmuştur.

Instagram

Facebook

YouTube

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio’nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x